-
Prof. Dr. Abdullah ÜNALAN
Tarih: 31-01-2025 14:25:00
Güncelleme: 31-01-2025 14:25:00
Kur’ân’ın birincil ve en önemli muhatabı insandır. Diğer sınıflar insandan sonra gelirler. ‘Mü’min’, ahlakî olarak tekâmül etmiş insan tipidir.
Allah, insanın ilk baba ve annesi Âdem (as) ve Havva’nın ‘cennet’te yaşadıklarını ve hatalarından (zelle) dolayı cennetten çıkarıldıklarını anlatarak insanın dünyayı cennete dönüştürebileceği gibi cenneti de ‘cehennem’e dönüştürebileceğine örnek verir.
Allah, peygamberleri aracılığıyla gönderdiği mesajlarla insanın dünyayı nasıl cennete dönüştürebileceğinin ilkelerini belirlemiş; bütün peygamberlerin özelliklerini Hz. Muhammed (s)’de toplamış; bütün mesajlarını da Kur’ân-ı Kerîm ile özetlemiştir. Bu bağlamda insan, Kur’ân ve onun pratiği olan Hz. Peygamber (s)’in sünnetini uygulayarak, dünyayı cennete dönüştürebilir. Bunun ferdî ve ictimaî canlı örneğini Asr-ı Saadet’te görebiliriz.
Dünyada cennet hayatı yaşamak varken, insanın hayatını cehenneme dönüştürmesinin sebeb/ler/i ne olabilir?
Bunun farklı nedenleri olabilir ki hepsini bünyesinde toplayan neden ‘çıkar’dır. Bencilliğe düşen ve ona esir olanın yapmayacağı şey, vermeyeceği taviz, işlemeyeceği suç yoktur. Bu sebeple Rasûlullah (s) ‘kalbinize çıkar sevgisi yerleştiğinde tükenmişsiniz’ buyurur.
Bir insan niçin yalan söyler, masum insanlara iftira atar, dolandırıcılık, hırsızlık, sahtekârlık yapar, cinayet işler? Çıkarı için.
Bir insan niçin karaktersizleşerek kul hakkına girer, fuhuş yapar, bütün kutsal değerlerini satar, ahiretini dünyaya feda eder? Çıkar için.
Bazı insanlar bu çirkin ve iğrenç eylemlerin tamamını yüzü kızarmadan yaparken bazıları bu çirkin vasıflardan bazılarını yapar. Bazıları da haram demeden bu gibi insanlarla ilişkilerini kesmez, onlarla oturur, kalkar, alış-veriş yapar. Niçin? Çıkarları için.
Güçlü ülkeler niçin zayıf ülkelere savaş açar, yüzbinlerce çocuk, kadın, yaşlı, hasta, sakat demeden masumları katleder? Çıkarları için.
Bazı siyasîler, niçin yalan söyler, iftira atar, devletin parasını çalar, halkın, yetimin, fakirin, mağdurun hakkını yer? Hele ülkemizde o kadar çok örnek verilebilir ki…Çıkarları için.
Çevrenize, işyerinize bakın, bunlardan mutlaka birileriyle karşılaşırsınız!..
Asrımızın en tehlikeli hastalığı olan bu çıkarcılığın felsefî adı materyalizmdir. Yani materyale, eşyaya, paraya esir olmak, ona adeta tapmak, kutsal değerlerini ona feda etmek.
Kur’ân-ı Kerîm 450’ye yakın yerde ‘insan’a vurgu yapmaktadır. Çünkü önemli olan ‘insan’ olmaktır. İslam’ın amacı da ‘insan’ yetiştirmektir. Bunun için, ‘Kur’ân soyuttan somuta dönüştürülürse ‘insan’; ‘mü’min’ soyuta dönüştürülürse Kur’ân olur” denilmiştir. ‘İnsan’dan maksadımız, herhangi insan şeklinde bir varlık/insan değil, kutsal ve ahlakî değerlerle bezenmiş, haram denilen kötü eylemlerden arınmış ‘erdemli’ insan; yani ‘mü’min’dir.
Kur’ân, “De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız, kazandığınız mallar, kesada (zarara) uğramasından korktuğunuz ticaret(iniz), hoşlandığınız meskenler (ev, dükkân, arsa, tarla, bağ, bahçe), size Allah’tan, Rasûlü’nden ve Allah yolunda gayret göstermekten daha sevimli (değerli) ise, Allah emrini gerçekleştirinceye (açık ifadeyle, Allah belanızı verinceye) kadar bekleyin. Allah fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez” (9/24) ayetinde çıkarcılığı ve çıkarcıları cehennemin dibine sokmaktadır.
Bu ayeti okumasına rağmen, çıkarı için kutsal değerlerinden taviz veren ve kafasını koma sokarak zulüm karşısında sessiz kalan zahiren ‘mü’min’e söylenecek söz var mı?
Mü’min, katil ve cani Batı emperyalizmi ve yerli işbirlikçilerinin ruh ve beyinlerimize zerkettiği asrımızın en tehlikeli hastalığı olan materyalizme (çıkarcılık) esir olabilir mi? Kutsal değerlerinden taviz vererek ebedî ahiret hayatını fanî ve ‘insan’lıktan yoksunlaşan dünyaya feda edebilir mi?
Emperyalizmde boğulacak mıyız, yoksa İslam’ın cihad ruhunda yeniden dirilecek miyiz?
Soru bu!
Her ‘mü’min’ bu sorunun cevabını bulmak zorundadır.