-
Muhammed Şayir
Tarih: 29-01-2025 08:53:00
Güncelleme: 29-01-2025 08:53:00
"Yazımın Sosyal Organizasyonu Kuramı"
Howard S. Becker
Heretik yay. 2013, Ankara, sayfa 226
İncelediğimiz eser, Howard S. Becker’a ait ilk baskısı ABD’de 1986 yılında “Sosyal Bilimcilerin Yazma Çilesi” olarak basılmıştır. Yazar ABD'li olup, sosyoloji alanında çalışmaları olan, özellikle marjinâl gruplar üzerinde çalışmış, aynı zamanda caz sanatçısıdır. Bu eser yüksek lisans öğrencilerine akademik yazı yazma dersleri sürecinde yazdığı bir makaleden hareketle oluşmuştur.
Eser on bölümden oluşmaktadır. Başka akademisyenlerin katkılarına da eser içinde yer verilmiştir.
İnsanların yazma biçimleri yazdıkları toplam kutsal kuramların içinden doğar. Dolayısıyla, toplumsal organizasyonun akademik yazının klasik sorunlarını nasıl yarattığını görmek zorundayız; tarz, organizasyon ve diğerleri. Bu ifade aslında kendisinin yazma çilesinin kanımca nedenidir. Howard S. Becker’in "Sosyal Bilimcilerin Yazma Çilesi" adlı kitabının 10 bölümünü daha kapsamlı bir şekilde incelemek gerekirse, her bölümde ele alınan ana temalar ve Becker’ın yazma sürecine dair görüşleri şu şekilde özetlenebilir:
Önsözler (Türkçe, 2007 ve 1986 Baskısına Takdim), Becker, kitabı yazma motivasyonunun öğrencilerinin ve meslektaşlarının akademik yazma sürecinde yaşadıkları zorluklardan doğduğunu belirtir. Yazma sürecindeki korkuların bireysel yetersizliklerden değil, toplumsal organizasyonun baskılarından kaynaklandığını vurgular. Akademik yazma, bireylerin değil, toplumsal düzenin dayattığı sorunların bir yansımasıdır. (sayfa 7-12) bölümleri incelerken birkaç tane önemli alt başlık ile konuları dikkat çekecek şekilde verdik ve özetledik.
1. Bölüm; Lisansüstü Öğrenciler İçin Temel İngilizce, Becker, lisansüstü öğrencilerle yazma üzerine gerçekleştirdiği seminerlerden örneklerle, yazma sürecinde karşılaşılan ritüelleri ve korkuları analiz eder:
Ritüellerin Rolü: Örneğin, bazı öğrenciler yazmadan önce evlerini temizler ya da yalnızca belirli türde kağıt ve kalem kullanır. Bunlar, kontrol dışı süreçleri yönetmek için kullanılan büyüsel ritüeller gibidir. (sayfa 24-27)
Edilgen Dil Kullanımı: Akademik yazılarda faili belli olmayan edilgen ifadeler yaygındır. Örneğin, "sapkınlar damgalanır" ifadesi, damgalama eylemini kimin yaptığını gizler. Bu, hem yazı kalitesini hem de teorik açıklamayı zayıflatır. (sayfa 30-31)
Kompozisyon Teknikleri: Becker, yazma sürecinin düşünceyi berraklaştırmaya yardımcı olduğunu ve yazmanın bir düşünme biçimi olduğunu savunur. (sayfa 33-34)
Becker, yazma sürecinde lisansüstü öğrencilerinin karşılaştığı zorluklara odaklanır. Öğrencilerin yazmaya başlamadan önce karşılaştıkları en büyük engel, genellikle yazının "doğru" olup olmadığını sorgulamak ve yazdıkları metni başkalarına sunma korkusudur. Yazar, burada yazma sürecinin yalnızca dil bilgisi veya gramerle ilgili olmadığını, yazma eyleminin bir düşünme biçimi olduğunu ifade eder. Öğrenciler yazma sırasında kaygı ve korku yaşarlar çünkü bu süreç genellikle onlara, kendilerini toplumsal ve akademik bağlamda doğru şekilde ifade etme baskısı yükler. Yazma, aynı zamanda, öğrencilerin akademik dünyada yer edinme çabalarıdır ve yazdıkları metinle toplumda kendilerine bir yer, bir kimlik inşa ederler.
Becker, yazmanın bu zorluklarının yalnızca öğrencilerin kişisel yetersizliklerinden kaynaklanmadığını, bunun aslında toplumsal organizasyonlardan ve akademik dünyadan gelen baskılardan kaynaklandığını vurgular. Öğrencilerin yazarken karşılaştıkları sorunlar, onların sosyal bağlamları ve akademik çevrelerinden gelen taleplerle ilişkilidir. Yazar, yazma sürecini sadece bireysel bir mücadele olarak değil, toplumsal bir yapı olarak değerlendirir. Bireyin içine doğduğu akademik toplum, onun yazma sürecini de bir şekilde etkilemektedir.